Türk sivil havacılığının dev şirketlerinde binlerce çalışanın beklediği haber geldi. AJet yönetimi, 2026 yılı için maaş artış oranını belirledi. Sadece kokpit ve kabin değil, yer hizmetlerinden destek birimlerine kadar geniş bir ekosistemi kapsayan karara göre; AJet, TGS ve TSS çalışanlarının bordrolarına yansıyacak zam oranı eşitlendi.
Enflasyonist ortam ve artan yaşam maliyetleri gölgesinde geçen pazarlık süreçleri sona erdi. Türk Hava Yolları’nın (THY) alt markası olarak göklerdeki yerini sağlamlaştıran AJet ile sektörün yükünü sırtlayan iştirak şirketleri TGS ve TSS‘de 2026 yılı ücret politikası netleşti. Yönetim kurullarının aldığı kararlar, çalışanlara “yüzde 13” olarak yansıdı.
AJet’te Zam Oranı Netleşti: Ocak Ayında Hesapta
Maliyet odaklı yapısıyla dikkat çeken AJet’te yönetim kurulu, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak zammı onayladı. Edinilen bilgilere göre, şirketteki tüm ücret kalemlerine net %13 oranında artış yapıldı.
Bu karar, AJet bünyesindeki farklı pozisyonlarda görev yapan tüm personeli kapsıyor. Zamlı maaşların ve oluşan farkların, 2026 Ocak ayı bordrolarına yansıtılarak hesaplara yatırılması bekleniyor.
TGS ve TSS’de de Rota Aynı: Yüzde 13
Gözlerin çevrildiği bir diğer nokta ise THY’nin dev iştirakleriydi. Sahadaki operasyonun bel kemiği olan Turkish Ground Services (TGS) ve destek hizmetlerini yürüten TSS (THY Destek Hizmetleri) çalışanları da aynı oranda buluştu.
-
TGS (Yer Hizmetleri): Aprondan bagaj hizmetlerine kadar kritik görevleri üstlenen TGS personeline, 2026 yılının ilk altı ayını kapsayacak şekilde %13 zam yapıldı.
-
TSS (Destek Hizmetleri): THY Destek Hizmetleri A.Ş. bünyesindeki çalışanlar için de 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere ücret artışı %13 olarak belirlendi.
Sektör Enflasyon ve Maliyet Kıskacında
Havacılık analistleri, şirketlerin belirlediği bu ortak oranın arkasında artan operasyonel maliyetler ve 2026 yılı enflasyon beklentilerinin yattığını belirtiyor. Şirketlerin, personel giderlerini yönetirken çalışanların alım gücünü korumaya yönelik dengeli bir politika izlemeye çalıştığı, ancak belirlenen %13’lük oranın yılın geri kalanında ekonomik göstergelere göre yeniden tartışılıp tartışılmayacağının merak konusu olduğu ifade ediliyor.

